KUVAYİ MİLLİYE İZMİR

YENİDEN KUVAYİ MİLLİYE RUHU hareketine gönül veren destekçilerin paylaşım platformu gönüllü grubudur
Anasayfa­Kapı­Takvim­SSS­Arama­Kayıt Ol­Giriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» 11KASIM1938
Paz Kas. 30, 2008 10:32 pm tarafından furkan

» BODRUM İLÇE ÖRGÜTÜ Tanışma Toplantısı!
Paz Kas. 30, 2008 5:47 pm tarafından mustafanogay

» ATATÜRK'ÜN EĞİTİM ÜZERİNE SÖZLERİ
Salı Kas. 25, 2008 11:46 pm tarafından furkan

» EGENİN İNCİSİNE MERHABA
Salı Kas. 25, 2008 1:20 pm tarafından sergent68

» Merhabalar...
Salı Kas. 25, 2008 9:55 am tarafından furkan

» Ben Serkan Baştuğ
Salı Kas. 25, 2008 9:55 am tarafından furkan

» MERHABA ARKADAŞLAR
Salı Kas. 25, 2008 9:52 am tarafından furkan

» İskenderun dan selamlar
Salı Kas. 25, 2008 2:42 am tarafından tc-tim

» Türkiye Aşığıyız.
Salı Kas. 25, 2008 2:40 am tarafından tc-tim

Ortaklar
bedava forum
brothersoft.com
Bir Saraylı Osmanlı Bakanı ve Bir Onurlu Asker
Paz Kas. 16, 2008 7:34 am tarafından DENİZ
İstanbul Hükümetinin Harbiye Nazırı Ziya Paşa her zamanki yumuşaklığı ile;
- "Beyler.." dedi,
- ".. İngilizlere kafa tutamayız. Adamların hiç şakası yok. Daha geçen gün, bir bahane icat ederek İzmit'i tekrar işgal ediverdiler."

Sarı Atlas döşeli büyük oda, nezaretin ileri gelen subayları ile doluydu. Hürriyet ve İtilaf Partisi yanlısı olan birkaç gerici subay dışında hepsi, Anadolu'ya geçmeye çoktan hazır, Ankara'nın İstanbul'da kalmalarını gerekli gördüğü namuslu askerlerdi. Kapı açıldı, kapının boşluğu içinde yaver göründü:

- 'Emrettiğiniz yüzbaşı geldi efendim.'
- 'İçeri al.'

Nazır subaylara bilgi verdi:

- 'Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili.'

Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi, kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasında hızla ilerleyerek nazırın masası önünde durdu, selam verdi:

- 'Yüzbaşı Faruk, İstanbul. Beni emretmişsiniz.'

Uzun boylu, kumral, yakışıklı, biraz bıçkın havalı bir subaydı. Nazır önündeki yazıya bakarak yumuşak sesle, 'Oğlum..' dedi, '.. dün akşam Beyoğlu'nda, İngiliz İnzibat Subayı Teğmen Miller'i, emre rağmen selamlamamışsın. Doğru mu?'

- 'Evet efendim, doğru.'

Nazır, dürüst subaya babacanca yol gösterdi:

- 'Herhalde görmediğin için selamlamadın, değil mi çocuğum?'
- 'Hayır efendim, gördüm.'

Nazırın canı sıkıldı:

- 'Niye selamlamadın öyleyse? Selamlamanız için emir verilmişti.'
- 'Rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım Paşam. Askerlik töresince, önce onun beni selamlaması gerekmez miydi?'

Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı:

- 'Askerlik töresi mi kaldı a yavrum? Adamlar galibiyet haklarını kullanıyorlar. İngiliz Komutanlığı bu sabah olayı protesto etti. Mesele çıkarılacak zaman değil. Hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile. Olayı kapatalım.'

Başıyla çıkması için izin verdi. Ama yüzbaşı yerinden kıpırdamadı:

- 'Paşam, bir de beni dinlemenizi rica ediyorum.'

Nazır bıkkınlıkla, 'söyle bakalım' dedi.

'Balkan savaşında teğmendim. Çanakkale'de üsteğmen, Suriye cephesinde yüzbaşı oldum. Ben bu rütbeleri tek başıma savaşarak almadım. Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var. Onların hakkını korumak namus borcumdur. Beni affedin, özür dileyemem.'

Harbiye Nazırı bozuldu:

- 'Anlamadın galiba. Harbiye Nazırı olarak emrediyorum.'

Yüzbaşı sükûnetle, 'Anladım efendim' dedi, apoletlerini bir hamlede söküp nazırın masasına bıraktı:

- 'Artık emrinizi dinlemek zorunda değilim!'

Selam vermeden dönüp kapıya yürüdü. Oturan subayların, İstanbul'u tutan birkaçı dışında, hepsi saygıyla ayağa fırladı. Hepsinin rütbesi yüzbaşıdan daha büyüktü.

Gözleri dolarak, yüzbaşıya selam durdular...




Bu Cumhuriyeti böyle subaylar kurdular. Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu hiç unutmayalım..
KAYNAK:Sealdreamdenizce/özgeylani den alıntılanmıştır.

Yorum: 0
Istatistikler
Toplam 98 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: osman35

Kullanıcılarımız toplam 325 mesaj attılar bunda 105 konu
Forum
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 7 kişi Cuma Kas. 07, 2008 4:13 pm tarihinde online oldu.